Kültür-Sanat - Edebiyat

Paylaşımlar :

  • İKİ DARBE ARASINDA

    Sayın Prof. Dr. İskender Pala Hocam,

    İki demokrasi ayıbı, iki istikbal kaybı, iki acılı darbeye ve bu iki mefhum olay arasında geçen ilginç zamanlara dair kaleme aldığınız eserinizi yer yer tebessüm ederek, yer yer duygudaşlık kurup incinerek, yer yerse hiddetle karışık üzülerek okudum. Öncelikle şanlı ve ismini toplumun yüreğine ve hafızasına onurla kazımış bir teşkilatı tenzih ederek, aynı teşkilat içerisindeki bazı kokuşmuş zihniyetleri, düşünce fakiri istisnaları, bilim düşmanı çağdaşları (!), unvan sevdalısı yoksunları açık bir şekilde yerden yere vurmanız belli ki yılların getirdiği acı birikimin ve yarattığı cesaretin bir ürünüdür. Öyle ki bu insanlar hakkındaki söylemlerinizi zaman zaman belgelerle kanıtlayıp, zaman zaman da açık kimlik belirterek sebep oldukları haksızlık, düzensizlik ve usulsüzlükleri ortaya dökmekten de çekinmemişsiniz. Yakın tarihin yeniden kendisiyle yüzleştiği şu günlerde dilerim ki sayfalarınız arasında kendisini bulup, isimler dizininizde adına rastlayanlar da çekinmeden öz eleştiri yapacaklar ve yeni acılara paydaş olmaktan bu yolla kaçınacaklardır.

    Saygıdeğer Hocam,

    İlginç zamanların ışığında geleceğe dair iyi dileklerde bulunarak bitirmişsiniz eserinizi. Tüm kalbimle eşlik etmek isterim ilginç zamanların yinelenmemesine dair dileklerinize. Dilerim ki Çin atasözlerinde kalır bu ifade ve dile getirilmez bir daha bu dudaklarca. Ancak yine sizin de belirttiğiniz gibi,  “post modern” süreci haklı kılarcasına davrananlar da vardı her daim aramızda. Yani sizin kadar suçluydu bir karış sakalıyla ofisinize dost ziyaretine gelenler elbet. Sonrasında yüz çevirdiklerindeyse sizden ve günahınızdan (!), arınmışlardı akıllarınca tüm hatalarından… İnanç istismarı ve din ticareti yapanlara şartmış meğer post modern bir balans ayarı. Yani farkında olmasalar da çok şey borçlu inananlar aslında bu Şubat sonu vurgununa. Çıkarcı maskeler altında gizlenen gerçek yüzleri gördü insanlar böyle zamanlarda. İnanç tekelinden getirim sağlamaya çalışan ve ihtiyaç tezahür ettiğinde fetvalarından çark eden önderler tanıdı halk ilginç zamanlarda. Oysa sizin tek yapmaya çalıştığınız günahıyla, sevabıyla, hatasıyla, doğrusuyla, iradesiyle, inancıyla “İskender Pala” olabilmekti muhtemelen. Buna bile izin vermediler. Sizin de işaret ettiğiniz gibi; sebep olan onlar, fayda bulan onlar…

    Evet, fayda sağlandı bu süreçten, sağladılar… Örneğin; o süreç sonrasında değil midir sermayenin renklerle sınıflandırılması ve para oluklarının yön değiştirip mağdur edebiyatı yapan uluların (!) keselerini doldurması..? Yine aynı dönem ve sonrasında değil midir her seçimde en büyük kozun inançlara dönüşüp, bu kozun kâğıtlarını en iyi oynayanın yüzde kırklarla saltanat ilan etmesi? Peki, bu silah diktasının demokrasi dinamikleriyle oynadığı ve dengeleri sarstığı dönem ve sonrasındaki süreç değil midir sivil diktaların demokrasiyi elinde oyuncak etmesi? Yani sivil diktanın (!) mimarı değil midir aslında o “ilginç zamanlar”..? Kısacası Sayın Hocam, ilginç zamanlardaki garip icraatlar dolaylı da olsa bir gün dönüp yine o süreçlerin faillerine zarar verdi ve veriyor da…

    Anılarınızı okudukça, yaşadıklarınızda kendimi sizlerle özdeşleştirdikçe bir kez daha anladım Silahlı Kuvvetlerin zalim değil, mazlum olduğunu. İçindeki birkaç zalimce lekelenen, karalanan, örselenen bir mazlum… Ve yine inanıyorum ki söz konusu zamanların faili birkaç yaldızlı Paşa dışında da zalim olmaktan çekinmeyen çok fazla rozet barındırmıyordu bu şanlı kurum.

    Evet Hocam, inanıyorum…

    Mesela bir daha ilginç zamanlar yaşanmayacak ülkem topraklarında. Ağlamayacak bir daha mesela çocuklarına şerefini (!) yitirdiğini açıklayamadığı için asker bir baba. Bir gün gerçekten kendi kendisine hükmedecek halklar ve demokrasi korunmak zorunda olmayacak silahlarla. İnanıyorum Hocam, ilmin ve öğrenmenin en müspet meziyetler sayılacağı günler de gelecek bu topraklarda. Ve inanıyorum ki halkım kanmayacak bir daha din propagandasıyla inanç pazarları kuran yeşil yalanlara. İnsan onuru olacak her türlü hakkın odağında…

    Katılıyorum Hocam; ben de yeğlerdim mazlum olmayı, zalim olmaktansa…

    H.K.

    Paylaşımlar :

0 Yorum eklendi

Yorum Ekleyin

  • Adı
  • E-Posta
  • Yorumunuz

KULLANICI GİRİŞİ